Mal gibi çıkmamışım ama…

Bugün tarafıma yollanan bir e-postada, katıldığım bir etkinliğe ait fotoğraflar vardı. Yönetim kurulu üyesi olduğum Bilişim Muhabirleri Derneği’nin Proj-e isimli şirketin ev sahipliğinde gerçekleştirdiği kahvaltı, Lacivert adlı restoranda yapıldı.

Bu arada restoran, ikinci köprünün, Anadolu tarafındaki ayağında, harika bir yere benziyor.

Güneş sırtımı fena yakmıştı, onu bile çok sonra fark ettim.

Toplantının gündem maddeleri ve amacından ziyade, kendimle ilgili bir konuyu yazmak istedim.

Topluluk fotoğrafları ele geçtiğinde ilk yapılan iş, insanın kendisine bakması oluyor.

Ben de öyle yaptım.

Bu kadar mı ofsayt olur arkadaş?

Toplantıyı sabote eder gibi, tipe bak!

Mal gibi çıkmamışım ama her zaman elde telefon, kafam eğik.

Fotoğrafçı ne zaman çekse sanki, “Hanımdan izin almadan çıktım. Kaçamak yapıyoruz, aman görmesin!” modundayım.

İşim hem internet hem de iletişim sektöründe olduğu için maalesef bu cihazları elimden düşüremiyorum. Mesela sabahtan akşama kadar hiç bakmadığımda, mutlaka görmem gereken en az 200 e-posta, yanıtlamam gereken en az 50 e-posta oluyor.

İşin sadece takip durumu böyle. Bir de benim tarafımdan iletilmesi gereken e-postalar oluyor, o da gününe göre değişiyor ve sayısı 20-50’yi buluyor.

Durum böyle olunca da bu fotoğraflar ortaya çıkıyor. Ne zaman biter bu alışkanlık bilemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir