Etiket arşivi: Sinema

İzlediğim son Türk filmleri

Hayat Var

Hayat Var filminin afişi.

2008’de yapımı tamamlanan filmi ancak izleyebildim. Reha Erdem’in yönettiği filmde, son zamanlarda diziler ve neredeyse her filmde görebileceğiniz Erdal Beşikçioğlu var. O kadar farklı rolde oynayıp da yüzü eskimeyen ender sanatçılardan herhalde.

Yaklaşık 2 saat uzunluğundaki filmi izlerken, galiba asıl olaylar birazdan başlayacak diye dikkatinizi kesmiyorsunuz ama o an asla gelmiyor 🙂 Film bittiğinde ise dudaklarınızda buruk bir tebessüm kalıyor.

Şahit olamayacağınız ama her zaman etrafınızda olan hayatlardan birini bu filmde görebileceksiniz.

Filmdeki Orhan Gencebay şarkısıyla süslenen sahne oldukça ilginç.

Birisi ile beraber izleyecekseniz asla tavsiye etmem.

Filmin resmi web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Aşk Geliyorum Demez

Aşk Geliyorum Demez filminin afişi

2009’da gösterime giren Aşk Geliyorum Demez, tam beklediğim gibi bir filmdi ve beklentilerim yüksek değildi.

Bergüzar Korel’den hoşlanıp kıskandığım için midir bilemiyorum ama bu bünye, Tolgahan Sayışman’ın oynadığı bir aşk filmini daha kaldırmaz diyebilirim. Oyuncunun bir de “Aşk Tutulması” filmini hatırlayanlar, ne demek isteyeceğimi daha iyi anlayacaktır.

Kız arkadaşla izlendiği zaman ortama güzel bir enerji yaydığını da itiraf edeyim.

Sırada bekleyen filmlerin adını da vererek bu yazıyı sonlandırayım;

  • The Town
  • Due Date
  • 127 Hours

İzledim: The Boys Are Back (2009)

Dün gece izlediğim filmin künyesini paylaşayım;

Tür: Dram
Yönetmen: Scott Hicks
Oyuncular:  Clive Owen, Laura Fraser, Tommy Bastow, Booth, Natasha Little
Senaryo: Simon Carr
Müzik: Ian Neil
Süre:  1 saat 44 dakika

Görüntüler

02

03

04

İzlenimler

Evliliği, baba veya anne olmayı kabus olarak görenlerin canı bu filmde epey yanacak gibi görünüyor.

Yapım, evliliği ve ebeveyn olmayı pembe gözlüklerin arkasından değil de tüm gerçekliğiyle ortaya koymayı fazlasıyla başarmış.

Clive Owen, rolünün hakkını vermiş. Oyuncu, vurdu kırdı olmadan, sihire büyüye bulaşmadan filmin ikinci dakikasında “Noluyo lan burda” dedirtmeyi başarıyor.

Bir de öz eleştiri; ben baba olsaydım bunları yapar mıydım?

El cevap; fazlasıyla hem de.

01

Filmin web sitesine gitmek için burayı tıklayın.

Yahşi Batı’yı bugün seyrettim! İşte izlenimlerim!

yb

Türk Telekom’un sponsor olduğu filmin, basın gösterimine bugün katıldım. Kendilerine ve iletişim ajansı Bersay’a bu davet için bir kez daha teşekkür ederim.

Filmle ilgili izlenimlerim şu şekilde;

Konuyu biliyorsunuz. Osmanlı padişahı tarafından görevlendirilen Aziz Vefa (Cem Yılmaz) ve Lemi Galip (Ozan Güven), irice bir elması Amerikan başkanına hediye etmek üzere yola koyulur. Ancak bu elmasın başına gelmedik kalmaz. Hediyeyi korumak ve teslim etmekle yükümlü olan bu iki sadık memur da ellerinden geleni yaparlar.

1 Ocak gibi resmi tatilin olduğu bir günde vizyona girmesiyle film, özellikle de gençlerin ve çalışanların yoğun ilgisine maruz kalacak gibi görünüyor.
Gel gelelim filmin artılarına ve eksilerine…

Önce artılar

Filmin resim kalitesi, kostümleri, prodüksiyonu, figüranlar gerçekten çok başarılı. Birçok ünlü simayı, bugünlerde adı çok sık anılmasa da zamanın yerli yıldızlarını filmde görmek mümkün. Suzan Van Dyke karakterini canlandıran Demet Evgar’ın oyunculuk başarısına bu filmde bir kez daha şahit olacaksınız.

Acaba dediklerimiz!

Bir komedi filmi olan Yahşi Batı’da esprilerin genel kaynağı 80’lerden ve yöre insanlarının alışkanlıklarından geliyor. O nedenle günümüz gençlerinin ve metropol çocuklarının filmden doyasıya istifade etmesi biraz zor gibi. Filme gitmeden önce en azından Yakari’nin kim olduğunu araştırmalarında fayda var.

Küfür, hayatın içinde ama Cem Yılmaz filminin tam ortasında!

Film içerisinde küfürler havada uçuşuyor. İzleyicilerin komik bulduğu yerler de genelde küfürlü konuşmalar oluyor. Bu durum, mizah ustası Cem Yılmaz’ın espri yeteneğini gölgede bırakacak eleştirilere neden olabilir.

Senaryo ve Cem Yılmaz’ın Oyunculuğu

Filmin senaryosu maalesef çok akıcı değil. Bazı yerlerde kullanılan mükemmel esprilerden hemen sonra boş konuşmalarla zaman doldurulmuş izlenimini veren sahneler mevcut.

Cem Yılmaz’ın oyunculuğu için yapacağımız tek eleştiri, oyuncuyu rolüyle bağdaştırmakta zorluk çekiyorsunuz. Bunun nedenlerinden biri de Cem Yılmaz’ın kendisini tamamen senaryoya değil de onu eleştirecek film eleştirmenlerine, rakiplerine mesaj vermek istermiş gibi performans göstermeye çalışması, rolün hakkını verememesine neden oluyor.
Genel olarak değerlendirecek olursak…

Bol küfürlü bu film, soğuk bir kış tatilinde sizi epey güldürebilir. Küfür nedeni ile filme giderken kimi yanınızda götüreceğinizi iyi seçin. 25 yaş ve üstü sinema severler, bu filmde unutulmaya yüz tutmuş birçok mizah malzemesinin tozlu raflardan beyaz perdeye getirildiğine de şahit olacak.